16 Mart 2018 Cuma

Yazar Halit Yılmaz ile minik söyleyişim

Merhaba. Zaman zaman okuduğum kitaplarla ilgili izlenimlerimi paylaşıyorum .Bugün çok daha keyifli ,hatta havalı bir şey yapıcam . Sevgili yazar Halit Yılmaz ile minik bir söyleyişi yaptık . Bugün onu paylaşıcam sizinle . Pekii Halit Yılmaz kimdir ,öncelikle biraz kendisinden bahsedeyim . Halit Yılmaz bir Elektronik Mühendisidir . Sakın mühendisler böyle dokunaklı roman nasıl yazar demeyin ,yazmış  hem de şahane yazmış . Çeşitli özel kuruluşlarda teknik yöneticilik ve kalite çalışmalarında görev almış. Çeşitli blog,makale ve doküman yazarlığından sonra 2012 yılında ilk romanı "7.4 şiddetinde aşk : 17 ağustos" ile yazarlık kariyerine başlamıştır . Ben bugün 2 . romanı "Film şeridi" ile ilgili minik söyleyişimi paylaşacağım sizinle . Keyifli okumalar !

1) Kitap yazma fikri nasıl oluştu?
Aslında planlayarak, bilinçli bir şekilde gelmedi bu fikir. Ufak tefek, parça parça bloglarhikayecikler ve teknik yayınlar yazan biri olarak bir anda “neden bir kitap yazmıyorum?” sorusunu kendime sormamla başladı diyebilirim. İşte ilk romanım olan 7.4 Şiddetinde Aşk, bu sorunun beni dürtmesiyle oluştu. 
Romanı yazarken tamamen içimdekileri kağıtlaradökmekle yetiniyordum. Evimde, ailemin evinde, eşimin dostumun kütüphanesinde birer tane kitabımın bulunması yetecekti. Ta ki bitinceye kadar. Ta ki taslağını iki sevdiğim arkadaşıma okutuncaya kadar. Ta ki, onların taslağı beğenip “eğer kimse okumayacaksa bu birikime yazık edersin” diyerek beni teşvik edinceye kadar. Sonrasında tüm ülkede okunabilen, internet üzerinden satışı yapılan, TV programlarına, dergilere konu olan ve şimdi de en değerlilerinden biri olan bu blogta değinilen romanlar oldular.
2) Romanlarınızda deprem var, töre var. neden bu konuları seçtiğinizi öğrenebilir miyim?
Ben kişisel olarak faydalı olmayı amaçlayan birisiyim. Topluma fayda, çevreye fayda, kurumlara fayda… Aslında kısacası dünyaya ve insanlığa fayda. Yazı yazmaya karar vermiş biri olarak eğer bunu faydaya dönüştüreceksem ya ders kitabı, ya teknik yayın ya da kişisel gelişim kitabı çıkarmak akla gelir. Ben romanı tercih ettim ve faydadan da vaz geçmedim. Romanları işlerken sosyal bir konuyu ele alarak ve hiç olmasa okuyanlarda bu konuyla ilgili farkındalık oluşturarak faydalı olmayı başarabilirdim ve böyle ilerlemeyi seçtim.  
3) Hikayeler gerçek konular mı?
Romanda geçen hikayeler, karakterler, konular gerçek dışı, tamamıyla kurgu. Elbette kendi hayatımdan kesitler var çeşitli yerlerinde. Kendi hayatım derken, çocukluğumdan bu yaşıma kadar etkileşimde olduğum insanlarla yaşadığım ufak veya büyük anılar konu oldu bazı yerlere. Yani hikayeler gerçek değil fakat birçok gerçek hikayeden parçalar var. 
Bir de hikayeler gerçek değil ya, ama kime gerçek değil? Okuyucuya mı yazana mı? Espri bir yana, bu hikayelerleilgili beni özel kılan şey şu: Bu dünyadaki insanlar arasında sadece bana gerçek o hikayeler. Çünkü ben onları içimde, kafamda, kalbimde yaşadım. Duygularıyla beraber yaşadım ve o duygularla beraber yazıya döktüm.
4) Romanlarınızı yazarken karakterleri, isimleri, bölgeyi nasıl seçiyorsun neye göre seçiyorsunuz?
Aslında belki bölgeden başlamak lazım. Konuya karar verdikten sonra, şimdiye kadarki birikimler, tecrübeler ve araştırmalar bir bölgeye doğru yönlendiriyor. Örneğin 7.4 Şiddetinde Aşk’ da 17 Ağustos depremi işlendiğinden zaten seçebileceğiniz bölge belli. Orada sadece köy veya mahalle boyutuna inerken eski anılarımız yönlendirici olabiliyor. Deprem esnasında ben askerdeydim, telefonlar çalışmadığından kimse kimseden haber alamıyordu. Fakat felaket haberleri görüntüleriyle beraber aktarılıyordu. Sakarya Serdivan’  bir askerimin mahallesini ekranda yıkılmış görmesi ve ailesiyle irtibat kuramadığımızda onun hali bende bir iz bıraktı ki, bilinçaltımdan doğrudan Servdivan çıktı.
5) Hikayeyi yazmak bitince yani final kelimesinden sonrakendinizi nasıl hissediyorsunuz?
Nasıl desem, sanki o andan sonra hasret başlıyor. Aylardır tanıdığınız içlerinde yaşadığınız karakterlerden ayrılmak gibi bir şey. Bir veda sanki. Her vedada vardır ya bir hüzün. İşte o başlıyor, yanında bir eser icra etmenin gururuyla. 
6) Yazarken o duygu akışı nasıl oluşuyor sizde?
Duygu akışı oluşması çok kolay oluyor inanın. Çünkü sadece yazmıyorum, yaşıyorum aynı zamanda. Her bir anını yaşıyorum. Duygusal olarak aynı frekanstayım o karakterlerle. Hatta bir hayvanın benliğine bile bürünüyorum gerekirse. Film Şeridi’ ndeki o güvercin mesela, yıllardır onu besleyen, göz kulak olan bir insanoğlu tarafından ihanete uğruyor ya, o anı yazarak geçiştirmiyorum. Kelimelere dökerken aslında kendim o esnada o terasın üstündeyim, güvercinlerin kümesinin dibindeyim. O esnadaki yoğunluk ne olması gerekiyorsa oluyor bende. İnanır mısınız kendi yazdığım bölümlerde göz yaşımı tutamamışlağım bile oldu.
7) Yazdığınız yerleri öncesinde gidip görüyor musunuz?
Görmek büyük avantaj olsa da hepsine gittiğim söylenemez. Gitmesem de bir bilenden bilgi alıyorum mutlaka. Bir de internet üzerinden mutlaka detaylı şekilde inceliyorum. Bir tepenin, denizi nereden gördüğünü, patika yollarını, ağaçlarının cinsini, ışıklandırmasını, hangi noktasında dinlenmek için bank olduğunu, kalabalık olup olmadığını bulmak artık pek zor değil. Bu bilgiler yeterli olsa da görebileceğim yerleri mutlaka görmeyi tercih ediyorum. Mesela Adapazarı mesire alanı, mesela Kız Kulesi, mesela Libadiye’ de ankesörlü telefonun bulunduğu nokta..
8) Kitapların kapaklarını kim tasarladı
Kitap kapakları ilk izlenim için çok önemli. Bu nedenle oldukça özen gösterdim. Her iki romanda da yayınevlerinin tasarım örnekleri pek içime sinmediğinden profesyonel grafiker desteği aldım. Ben anlattım, o arkadaşlar hünerlerini gösterdi.
9) Yazılan konular nasıl bu kadar iyi tasvir edilmiş mesela bebek örneği 
Bunu biraz gözlem yeteneğime bağlıyorum. Çocukluğumdan beri olayları güzel gözlemlediğimi ve yorumladığımı düşünüyorum. Ayrıntı ve nüanslar benim için önemli. Her ayrıntının veya küçük şeyin bu dünyada bir görevi olduğunu ve bundan dolayı önemli olduğuna inanırım. Bu nedenle çocukluğumdan beri biriktirdiğim gözlem ve enstantaneler bu tarz tasvirler için önemli doneler oldu. Bir e dedim ya hikayelerin içinde yaşıyorum diye, mesela bahçedeki musluğu görüyorum, bebeğin mimiklerini fark ediyorum, seven birinin göz kaçırmasını gözümden kaçırmıyorum..
10) Çocukken bir şeyler yazıyor muydunuz?
Çocukken neredeyse hiç bir şey yazmadım, okulda verilen kompozisyon ödevleri dışında. Yazmadım ama kağıda yazmadım, meğerse aklıma yazmışım. Gurbet zamanının başladığı üniversite ve askerlik hayatında sadece şiirler yazdım. Demek ki birikimler bu günler içinmiş.
11) Üçüncü kitap var mı?
Birkaç konu fikri var fakat henüz başlamadığımı itiraf etmeliyim. Zaten Film Şeridi daha 1 yaşında. Henüz çok genç. Onun da bir kendini önemli hissedeceği zaman hakkı var. İşte o sürenin dolduğunu henüz düşünmüyorum. 
12) En sevdiğin yazarları sıralask kimleri söylersiniz?

Doğrudan Cengiz Aytmatov derim, yani Çingiz Ata. Çok severim. Bunun yanında eski Türk filmlerini anımsatan dilinden dolayı Sebahattin Ali’ yi ikinci sıraya koyarım.

Bu keyifli söyleyişi için çook teşekkür ederim sevglili Halit Yılmaz !!! Umarım 3. romanınızdan sonra da söyleyişi yaparız.
 İletişim Adresleri :
www.facebook.com/filmseridiromani
instagram - filmseridi_romani

12 Mart 2018 Pazartesi

Örgü etek tarifi

 Merhaba . Söz verdiğim gibi eteğin tarifini paylaşıyorum . Bu ara biraz yoğunum . İnstagramdan takip eden arkadaşlarım biliyor , bu sene Nilüfer Kent Konseyi , Kadım Meclisi bünyesinde bulunan , El İzi Gönüllü sanat Tığ Örgü Atölyesinde  görev almaktayım .Her pazartesi tığ örgü dersi veriyorum  . O kadar güzel bir sınıfım var ki , nasıl anlatsam . Her biri öyle içten , öyle samimi , öyle gönüllü ki . İyi bir ekip olduk . Örgünün yanı sıra , sosyal bir projenin de parçasıyız . Gönüllü olarak minik yürekleri sevindirmeyi görev edindik . Oyuncaklarımız Hematoloji bölmünde yatan miniklere ulaştı bile . Bir kez burdan da bu işe yüreğini koyan tüm öğrencilerime , sonsuz teşekkürlerimi sunmak istiyorum .
 Gelelim eteğe. Eteğin mimarı Çiğdem Talipoğlu . Kendisinde görüp çok sevmiştim . Sonra da bir solukta baktım ki örmüşüm . Zaten hep öyle oluyor , benim örgü maceralarım . İp olarak "Nako -Süper İnci" kullandım .Tığ numaram 2,5 mm. Her bir renkten kahve hariç (ondan iki tane kullandım) birer tane aldım . Boy için beş sıra motif kullandım , en için dokuz adet , yani toplamda 45 motif kullandım . Beline lastik örgü yaptım , tutması için de ince deri bir ip geçirdim . Motifleri örerek birleştirdim son sırada  . İşte böyle . Motif bildiğiniz motif , artık bilmeyen yoktur  :)



5 Mart 2018 Pazartesi

200 günde battaniye - 200 days of Granny Square


 Sizi şahane bir projeyle tanıştırmak  istiyorum.  Önce bu projenin sahibiyle tanıştıracağım . Dünya tatlısı Ezgissimo  . Nedir bu proje ? Her gün  farklı bir parça (granny square)örüyoruz ve 200 gün sonra rengaren bir battaniyemiz oluyor . Birlikte hem sabrımızı test edeceğiz , kalan ipleri değerlendireceğiz ve ortaya hayallerimizi dökeceğiz . Ben çok keyif aldım bu işten . Benim gibi maymun iştahlı bir insansanız ,bu proje tam sizi göre . 


 Benim granny'ler bunlar ,her gün farklı bişey örmek çok keyifli .

 İp olarak ne kullandın derseniz  . Hobium yeni bir ip ürettiler "La mia cottony" . Biraz ondan,biraz da Dinç iplik kullandım şimdilik . Fakat evde ne varsa herşeyi değerlendireceğim , amacım bu  . Tığ olarak 2,5 mm ve 3 mm kullandım , ipin kalınlığına göre .
Bu arada sözümü de tuttum bak gördün mü , üst üste iki yazı yazmışım :)


Şimdilik iyi akşamlar , bakarsınız yarın ördüğüm en son eteğin de postunu yayınlarım . Coştum sanki . Sonra bıkmayın benden , söylemedin demeyin ....

4 Mart 2018 Pazar

Ben geldim

Ben kaldığım yerden devam etmeye karar verdim . Bunca yıllık emeğimi çöpe atmayacağım . Blog yazmaya devam , paylaşmaya devam .En son bu clutch'ı paylaşmak için fotoğraf yüklemişim ve orada kalmışım . Ant içiyorum , bugünden itibaren yazmaya devam , valla bak , yazmayan nolsun  :)
Clutch iki parçadan oluşuyor . Önce 4 zincir çekip kapatıyoruz . İçine önce 5 ikili trabzan yapıyoruz . Sonra iki katına çıkartıyoruz (10 trabzan) . Daha sonra 1 tek 1 çift  , 2 tek 1 çift , sonra 3 tek 1 çift,4 tek 1 çift , böyle istediğimiz boyuta ulaşana kadar ,  devam ediyoruz . 
İplerim pamuklu ipler , tığ 3 mm .

Bugünlük idare edin. . Paylaşacak çok proje var . Hepsini tek tek paylaşıcam .Bitsin artık hasret  :))
DSC_0542
DSC_0541
DSC_0539
DSC_0536
DSC_0535
DSC_0544
DSC_0545

27 Temmuz 2017 Perşembe

Hasır çanta üzerine yazı yazmak

Selam  dostlar . Post yayınlama hızıma yetişemiyorsunuz di mi . Şu canım plaj çantamı uzunca bir zaman önce yapmış olsam da , paylaşmak şimdi kısmet oldu . Bayramda yurt dışında bu  sepetten çok gördüm . Ben bundan yaparım diyerek , 60 -70 Avro bayılmak istemedim ve neticede son gün St. Tropez pazarında 10 Avroya buldum bir  tane . Gelir gelmez de üzerine , en sevdiğim şeyi işleyip , şahane bir plaj çantam oldu . Nasıl yaptım bu yazıyı . Önce istediğim boyutta bir kağıda SMİLE yazdım . Daha sonra ipi iki kat yapıp , her harfin boyutu kadar , yazmış olduğum yazı örneğinin her harfini ölçerek , parça parça zincir ördüm . Fotoğraftan birleşme yerlerini takip edebilirsiniz .Tüm parçalar bitince büyükçe bir iğne ile yine yazdığım yazıya bakarak ,sepete diktim . Daha sonra iki adet püskül yapıp bitirdim . Pratik püskül yapımı BU yazımda . Eğlenceli projeleri seviyorum . Bu da onlardan biri oldu . Yazıdan sıkılınca kolaylıkla sökülebilir , fakat bir tarafı sade kaldığı için arkasını çevirerek de kullanılabilir . 
Bolca gülümsemeyi unutmayın . İnsana en çok yakışan şey :))

DSC_0515

DSC_0519

DSC_0520
DSC_0523
DSC_0525

26 Temmuz 2017 Çarşamba

Örgü atlet yapımı

Hello blog dostlarım . Bu güzel bluzu ne zaman gördüm , vuruldum . Canım Çiğdemim yapmıştı , pek de güzel örmüştü. Hemen ipleri aldım ve artık benim de bir tane hippi bluzum var . Uzun zamandır hazır , paylaşılmayı bekliyor . Huzurunuza çıkmaya , kısmet bugüneymiş . Neticeden çok memnunum , bir önceki postta kullandığım ipin aynısını kullandım "Catania" . Gerçekten şahane bir ip . İnce , yumuşak , örümü keyifli . Bluzun orjinali biraz daha kalın iple yapılmış , bu ip biraz ince kaldığı için ben iki sıra örneği büyüttüm , irice olduğumdan değil tabii ki canım sende , kemiklerim iri .
Örneğin bir şeması yok aslında . Ben Çiğdem arkadaşımın  sayfasından bakarak çıkardım .  Önce 6 zincir çekerek başladım . İlk sırada içine 8 ikili trabzan yaptım . İkinci sırada her yuvaya bir ikili trabzan ve her trabzanın arasına bir zincir çektim . Sonraki sırada yine trabzan çektim fakat aralarına 2 zincir ördüm . Bundan sonraki sırada kareyi oluşturmak içi bir yuvaya 3 trabzan  arasına 2 zincir ve tekrar 3 trabzan , aralara da 3 üçlü trabzan ördüm . Sonraki sırada da görüldüğü şekilde devam ettim . Fotoğrafları detaylı incelerseniz nasıl devam ettiğimi göreceksiniz . Toplamda 8 motif örüyoruz . Hepsini ördükten sonra , arkadan her yuvaya karşılıklı gelecek şekilde birleştirdim . Birleşme bittikten sonra bir sıra ikili trabzan ile bordür yaptım . Bordür den sonra bir sıra aralıklı trabzan yapıp sık iğne ile bitirdim . En son püskülleri yaptım . Ben dört eşit ip keserek yaptım , kıvırınca 8 tane oldular , bence yeterli . Askıları da boyuma göre yine sık iğne ile yaptım . Her renkten bej hariç birer adet aldım ,bejden yanılmıyorsam 3 adet aldım fakat hepsinden arttı . Tığ olarak 2,5 mm . ile ördüm . Dilerseniz Çiğdemimin hesabına da bakın ,orada da var motifin detayları . BURAYA tıklarsanız bulursunuz . Verebileceğim detaylar bunlar . Umarım yardımcı olabilmişimdir . Takılırsanız sorun lütfen . Fotoğrafımı çekecek birini bulabilirsem üzerimdeyken de paylaşırım  .
DSC_0497
DSC_0528

DSC_0510
DSC_0501
DSC_0499


DSC_0498

20225456_109241789712717_1216791469344423936_n(1)

25 Temmuz 2017 Salı

Granny square ile tişört süslemece

Selam tatlı blog takipçilerim . Yaz geldi , böyle tembelleştik . Elbet sonbahar gelecek , hatta artık sabırsızlıkla yolunu gözlüyorum . Şu çok net , artık sıcağı sevmeyen bir insanım ben . Aslında iş konusunda çok tembel sayılmam . Devamlı bir şeyler yapıyorum , fakat iş bilgisayara gelince duruyorum . Gelelim hemen bugünkü projeye . Uzun süre önce yapıp paylaşma fırsatım olmamıştı . Bugün bu işi toptan yapacağım . Bir  kaç post art arda görürseniz şaşırmayın :)
Granny square veya bizim dilimizde hanım beğendi bey dilendi(veya tersi mi ) örneği ile yaptım . Tarif etmeme gerek var mı yapılışını bilmiyorum .Herkesin en çok kullandığı örnek . Yine de takılırsanız seve seve anlatırım . İp olarak "CATANİA" kullandım , nefis bir ip , bayıldım resmen  , diğer iplere göre hem gramajı az , hem de fiyatı fazla . Fakat buna değer kesinlikle .Tığ olarak 2,5 mm. kullandım ama 2 mm. ile de örünce çok düzgün duruyor . Paylaşabileceğim bilgiler böyle ...

DSC_0483

DSC_0482

DSC_0491

DSC_0492

collage
Sağlıcakla kalın ! Sırada bakalım ne var ?!?

11 Temmuz 2017 Salı

Yeni örgü çantam ve yapımı

Selam canım Blog . Ben yine çanta ördüm . Çanta örmeye doyamıyorum bu yaz . Noldu bana bilemiyorum . Non stop örüyorum . Bu sıcakta nasıl örüyorsun diyenlere , klimayı açıyorum serin serin örüyorum :)
Bu modeli epeydir gözüme kestiriyordum , sağ olsun can  Pinterest . Hepimizi birer proje canavarına dönüştürdü . Valla ben memnunum halimden , harıl harıl başkalarını eleştireceğime evimde ,
sokakta , parkta , kırda , kafede masumca örüyorum .
Yapımını soracak olursanız ben Pinterest'te bulduğum şemayla yaptım . Kapağı ayrı ördüm . Oradaki biraz daha büyük benimki böyle oldu , boyundan şikayetim yok doğrusu .
İp olarak Dinç iplik kullandım .Daha sert olsun isterseniz daha kalın bir ip kullanın . Ben bu yumuşak halini sevdim . 3 mm. tığ ile ördüm . 2  yumak gitti .Sap için eski bir elbisemin kemerini kullandım . Size şemanın linkini de veriyorum . Buyurunuz BURADA....
Sevgiyle kalın . Hasır çantanın yapımını da en kısa zamanda yayınlayacağım , söz ...
 

DSC_0465 DSC_0468 DSC_0472 DSC_0474 DSC_0476

10 Haziran 2017 Cumartesi

Batik Şenliği

18814251_10155269714893548_6192300458911769712_n

El işleri nerede , ben oradayım . Geçen cumartesi aşırı keyifli bir workshop'a katıldım  . Sevgili Emine Kuşcul hocamın batik şenliği çalışması . Daha önce de taş baskı çalışmasına katılmıştım , o zaman da harika işler çıkarmıştık . Neler yaptık . Öncelikle boyama tekniklerini öğrendik . Herkes özgün çalışmalar yaptı . Ben bir şal ,bir örtü , bir de tişört boyadım . Kendi adıma aşırı keyif aldığımı söylemeliyim . Evde de devam ettireceğim bu çalışmaları .

18814360_10155269714428548_5485176254508194939_n
Boya olarak bu boyadan kullandık "Viktoria" kumaş boyası ,tüm aktarlarda bulabilirsiniz .Üstelik çok ucuz .
18814313_10155269714473548_8596560013968909489_n
Gelelim yapıma . Önce kumaşımızı katlıyoruz veya bağlıyoruz . Ben kare boyama yaptım . Bunu üçgen şeklinde de yapabilirsiniz , veya iplerle bağlayabilirsiniz . Tamamen sizin tercihiniz .   
18835549_10155269714523548_5794773516708077924_n
Önce boyamızı hazırlıyoruz tabii ki. Paketin üstünde nasıl kullanacağım yazıyor .Su ,tuz ve boya üçlüsünü kaynattıktan sonra ,boyamak istediğimiz parçaya duru suya batırıp kaynayan boyaya atıyoruz .Sonra bir müddet bekletiyoruz .
18836005_10155269751528548_8266369567522690396_n

18813708_10155269714573548_378695665708150695_n
Sonra çıkartıp duru suyla yıkıyoruz ve kuruması için asıyoruz .
18882200_10155269714693548_4616285839533542139_n 18920141_10155269715338548_4698234456339420453_n 18835556_10155269715223548_3581138686518195441_n 18813513_10155269714833548_1623345341085455267_n 18813445_10155269715403548_5912868069127443787_n 18839329_10155269715253548_1715447993554931984_n 18839379_10155269715423548_6829920388951240842_n
İşte bu kadar basit ama bir o kadar keyifli bir iş . Bize kapılarını açan Hayat Ağacı Atölyesi ve sevgili Emine Kuşcul'a   kocaman teşekkürlerimi sunuyorum .